Etiket arşivi: aile hekimi

Yargıtay 9. HD 2016/31055E., 2017/11567K

T.C.
YARGITAY
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/31055
Karar No:2017/11567
Karar Tarihi: 04.07.2017

MAHKEMESI: İŞ MAHKEMESI
DAVA: Davacı, feshin geçersizligine, ise iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar
verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

1982 Anayasası’nın 56. maddesinde “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” baslığı altında:
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yasama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” denilmektedir. Kişinin sağlık hakkı, sağlıklı olma hakkı ve sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarını kapsar. Devlet vatandaşının sağlık hizmetlerinde yararlanması için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Bu kapsamda da Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Aile Hekimliği Uygulaması getirtilmiştir. Aile hekimi, bu kapsamda devletin görevi olan sağlık hizmetini sunmasında “organ” olarak görev yapmaktadır. Bu anlamda yapılan isin kamu hizmeti, Hekimin de kamu görevlisi olduğu açıktır.

Yasal mevzuat hükümleri dikkate alındığında, aile hekimliği ve aile sağlık elamanları için önce sözleşme, sonra faaliyetin gösterileceği uygun bir yerin (işyeri) oluşturulması ve düzenlenmesi gerekecektir. Sözleşme, çalışma şartları, çalışacakların nitelikleri ve ücretleri yukarıda belirtilen ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan mevzuat hükümleri ile belirlenmiştir. Aile Hekimliğine dönüştürülen ya da yeni kurulan işyerinin 4857 sayılı Is Kanunu ve 5510 sayılı kanun kapsamında bir işyeri olduğu açıktır. Ancak bu işyerinin sözleşme imzalanan aile hekimine mi, yoksa yasal koşullarını belirleyen Bakanlığa mı ait olacağı çözülmesi gereken bir sorundur.

Ticari ve mesleki faaliyette bulunmanın amacı bu yolla gelir elde etmektir. Bu bir serbest faaliyet olarak kabul edilir ve bağımsız işyeri ve işveren olmada bir kriter olarak kabul edilir. Bir gelir elde etme amacını taşımadan yapılan faaliyetin ticari veya mesleki olduğu söylenemez. Aile hekimleri, çalışılmaları sırasında sağlık hizmeti verdikleri kişilerden hiçbir şekilde ücret alamazlar. O nedenle aile hekimlerinin işveren, aile hekimliğinin Vergi Usul Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu yönünden ayrı bir işyeri olmadıkları açıktır.

İş hukuku ve 4857 sayılı İş Kanunu yönünden değerlendirmede ise; ilgili hükümler değerlendirildiğinde bu işyerinde çalışan aile sağlık elemanları, sevk ve idare yönünden aile hekimlerine bağlı olmakla birlikte çalışma koşullarının Bakanlık tarafından belirlendiği, ücretlerini aile hekimlerinden değil, aile hekimi gibi sağlık müdürlerinin onayı ile devletten aldıkları, bu anlamda aile hekiminin işveren vekili konumunda kaldığı, işverenin Bakanlık olduğu kabul edilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta davacı aile hekimliği uygulaması kapsamında bir işyerinde tıbbi sekreter olarak çalışmıştır. Bu yaptığı görev nedeni ile aile sağlık elemanı olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre ise davacının işvereni davalı T.C. Sağlık Bakanlığı’dır. Bakanlık yönünden ise aynı iş kolunda birden fazla işyerinde çalışan isçi sayısı otuz isçinin üzerindedir. Davacı iş güvencesi hükümlerinden yararlandırılmalıdır. Bu nedenle feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı yönünden taraf delilleri değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, pesin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yatılı Öğrencilerin Aile Hekimleri Tarafından Muayene Edilmesi

Yatılı Öğrencilerin Aile Hekimi tercihleri velileri tarafından daha önce yapılmaması durumunda okul/yurt müdürleri tarafından gerekli işlemler yapılabilmektedir.

Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 8inci maddesi 3. ve 4. fıkraları uyarınca yatılı okullarda öğrenim görev öğrencilerin kayıtlarının ilçelerdeki Aile Hekimlerine yapılması gerekmektedir.

Ayrıca Yatılı Öğrencilerin Aile Hekimleri Tarafından Muayene Edilmesi durumunda (cerrahi operasyonlar hariç) okul/yurt müdürleri tarafından gerekli işlemler yapılabilmektedir.

11.09.2014 günlü, E.2014/82 K.2014/143 sayılı 5258 sayılı Kanun’un 8inci maddesi (İzin Hakkı)

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 

Esas Sayısı:2014/82
Karar Sayısı:2014/143
Karar Günü: 11.9.2014
R.G. Tarih-Sayı: 10.1.2015-29232 

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Beşinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.11.2004 günlü, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin Anayasa’nın 7., 50. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir. 

I- OLAY
Davacının, Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in bazı maddelerinin iptali istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur. Okumaya devam et

Danıştay 5. Dairesinin E:2015/4910 K:2015/10432 sayılı kararı

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2015/4910
Karar No : 2015/10432

İsteğin Özeti : Zonguldak İli, Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma merkezinde hemşire olarak görev yapan davacının, Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı, Çankırı Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde bir göreve atama istemine muvafakat verilmemesine ilişkin 27.10.2014 tarih ve 12090 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Okumaya devam et