Menü
Kategoriler
Danıştay 5. Dairesinin 24.12.2014 günlü, E:2011/3546 K:2014/9861 sayılı Kararı
17/05/2015 Ana Sayfa

DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas   No:2011/3546
Karar No:2014/9861

Davanın Özeti : Davacı, 30.12.2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığı’nca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz” ibaresi ile “yıllık izin bitiminden sonra beş gün daha” ibaresinin ve 9. maddede yer alan ” haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla” ibaresinin iptalini istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Bekir Şimşek

Düşüncesi : Anayasa Mahkemesince verilen 11.9.2014 günlü, E:2014/82, K:2014/143 sayılı kararla, 5258 sayılı Yasanın 8. maddesinin ikinci fıkrasının “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar….” ve “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” bölümlerinin sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin hakkı” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle,
aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin haklarının kanunla düzenlenmesi gerekirken Yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu nedenle, daya konusu Yönetmeliğin
8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz.” ibaresi ile
yıllık izin bitiminden sonra beş gün daha” ibaresinin iptali,
9. maddede yer alan ” haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla” ibaresinin yönünden yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Zuhal Öztaş

Düşüncesi: Davacı, 30.12.2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz” ibaresi ile “yıllık izninin bitiminden sonra beş gün daha” ibaresinin ve 9. maddedeki “haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla” ibaresinin iptali istemiyle dava açmıştır.

5258 sayılı Kanunun (Bu Kanunun adı “Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun” iken 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı KHK’nın 58 inci maddesi ile Aile Hekimliği Kanunu şeklinde değiştirilmiştir) 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemek olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, Sağlık Bakanlığının, Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakati üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye yetkili olduğu, ihtiyaç duyulması halinde, kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanlarının da sözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılabileceği kurala bağlanmış, 8. maddesinde ise, aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlan ve sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği kuralına yer verilmiş, dava konusu Yönetmelik de bu hükme dayanılarak yürürlüğe girmiştir.

Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele . Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının izin hakları düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasında; “Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı – elemanlarının yıllık izin süreleri otuz gündür. Malî yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına, malî yıl sonuna kadar çalışacakları sürenin bir yıllık çalışma süresine oranının, yıllık izin süresi ile çarpılması suretiyle bulunacak süre kadar yıllık izin verilir; hesaplamada kesirler tama iblağ edilir. Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz.

Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına mazeretleri sebebiyle yıllık izninin bitiminden sonra beş gün daha izin verilebilir.” hükmü yer almıştır.

Aile hekimliği uygulaması kapsamında sözleşmeli personelle en fazla iki mali yılla sınırlı olarak sözleşme imzalanmasının öngörülmüş olması karşısında, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin sürelerinin bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamayacağı ve sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına mazeretleri sebebiyle yıllık izninin bitiminden sonra beş gün daha izin verilebileceği yolundaki dava konusu düzenlemelerde dayanağı yasaya ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.

Yönetmeliğin çalışma saatlerini düzenleyen 9. maddesinin birinci cümlesinde de, “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, görevlerini haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde yerine getirir” kuralına yer verilmiştir.

5258 sayılı Yasanın aile hekimliği hizmetinin esaslarının belirlendiği 5. maddesinin ikinci fıkrasında, aile hekimliği hizmetlerinin ücretsiz olduğu, acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Yasanın 5/2. ve Yönetmeliğin 9. maddesinde aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları için öngörülen ve haftada kırk saat olan çalışma süresi haftalık yasal çalışma süresi olarak belirlenmiştir. Mesai saatlerinin belirlenmesi, yerel sağlık idaresinin onayı alınmak kaydıyla, aile hekimine bırakılmış ve kırk saatten fazla çalışma ise, ancak aile hekimi ve aile sağlığı elemanının kendi istekleri halinde gündeme gelebilecek bir konu olduğundan dava konusu düzenlemenin dayanağı olan yasa hükümlerine aykırılık oluşturmadığı görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince duruşma için önceden belirlenen 26.02.2014 günü; davacı vekili Av. Gülay Parsak, davalı Başbakanlık vekili Av. Tuğba Erpek ile davalı Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nu temsilen hukuk müşaviri Hakan Bozkurt ile Av. Halil Şen’in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı Zuhal Öztaş hazır olduğu halde açık duruşmaya başlandı. Duruşmaya katılanlara usulüne göre söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. 28.2.2014 gününde Dairemizin E:2011/4869 sayılı dosyasında verilen Anayasa Mahkemesine gönderme kararı üzerine Anayasa Mahkemesince karar verilinceye kadar dosyanın bekletilmesine karar verildiğinden; Anayasa Mahkemesince 11.9.2014 günlü, E:2014/82, K:2014/143 sayılı kısmen iptal, kısmen ret kararı verilmesi üzerine, dava dosyası yeniden ele alınıp incelenerek işin gereği düşünüldü:

30.12.2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığı’nca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin dayanağı 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun 8. Maddesinde;

Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.

Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrasının “…ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” bölümü ile diğer bazı maddelerin iptali istemiyle TBMM Üyeleri tarafından açılan davada; Anayasa Mahkemesi’nin 21.2.2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla sözü edilen fıkrada yer alan bölüm yönünden davanın reddine hükmedilmiştir.

Öte yandan; Dairemizce verilen 28.2.2014 günlü E:2011/4869 sayılı kararla; dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 8. maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine; Anayasa Mahkemesince verilen günlü, E:2014/82, K:2014/143 sayılı kararla, 5258 sayılı Yasanın 8. maddesinin ikinci fıkrasının “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar….” ve “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” bölümlerinin “sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin hakkı” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline hükmedilmiştir.

Bu nedenle; aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının, izin haklarının kanunla düzenlenmesi gerekirken Yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin “Çalışma saatleri“ni düzenleyen 9. maddesinde; “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, görevlerinin haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirir” hükmüne yer verilmiş; dava konusu Yönetmeliğin yürürlük tarihinde yürürlükte bulunan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin “Çalışma saatleri”ni düzenleyen 10. maddesinde; “1) Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tam gün esasına göre çalışırlar. (2) Mesai saatleri ve günleri, çalışma yerinin şartları da dikkate alınmak suretiyle çalıştığı bölgedeki kişilerin ihtiyaçlarına uygun olarak aile hekimi tarafından belirlenir ve müdürlükçe onaylanır. Çalışma saatleri içerisinde poliklinik gün ve saatleri ayrıca belirtilir. Yapılacak ev ziyaretleri ve gezici/yerinde sağlık hizmetleri çalışma süresine dahil edilir. Çalışılan günler ve saatler aile sağlığı merkezinin görünür bir yerine asılarak kişilerin bilgilenmesi sağlanır.” hükmüne yer verilmiş, 5258 sayılı Yasanın aile hekimliği hizmetinin esaslarının belirlendiği 5. maddesinin ikinci fıkrasında, acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.

5258 sayılı Yasa’nın 5. maddesi ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin 10. maddesinde aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları için öngörülen ve haftada 40 saat, olan çalışma süresi,
davacı tarafından ileri sürüldüğü gibi asgari değilhaftalık yasal çalışma süresi olarak belirlenmiş olup mesai saatlerinin belirlenmesi yetkisi yerel sağlık idaresinin onayı alınmak kaydıyla, aile hekimine bırakılmıştır.
Kırk saatten fazla veya hafta sonları çalışma ise ancak aile hekimi ve aile sağlığı elemanının kendi istekleri halinde gündeme gelebilecek bir konu olup,
bu hükmün yasal çalışma süresini kamu personeli aleyhine değiştirici bir düzenleme olarak yorumlanamayacağı açık bulunduğundan
anılan ibarede üst hukuk normları ile kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin dava konusu Yönetmeliğin

8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz.” ibaresi ile
yıllık izin bitiminden sonra beş gün daha” ibaresinin iptaline,

9. maddede yer alan ” haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla” ibaresi yönünden yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine,

dava kısmen ret, kısmen iptal şeklinde sonuçlandığından,

aşağıda dökümü gösterilen 255,60.-TL. yargılama giderlerinin yarısı olan 127,80.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.000 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinden kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere eşit oranda verilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Facebook Yorumları
Yorumlar kapalı
*