Devlet Memurları ve Toplu Dilekçe

Anayasa Mahkemesinin 28.01.2010 günlü, E:2008/11, K:2010/22 sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C)  bendinin “Toplu müracaat veya şikâyet etmek,”biçimindeki (h) alt bendi Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir.

Başka bir deyiş ile, 2010 yılından beri Devlet Memurları için toplu müracaat, toplu şikayet ve toplu dilekçe verilmesi işlemleri disiplin suçu değillerdir.

657 sayılı Devlet Memurları ile sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair kanunlardan bağımsız bir şekilde idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen Aile Hekimlerinin disiplin işlemleri 657 sayılı Kanun ile ilişkili değildir. Aile Hekimliği Mevzuatında da “toplu müracaat, toplu şikayet ve toplu dilekçe” ile herhangi bir husus bulunmamaktadır.

Kararın Gerekçe kısmı şu şekildedir:

Başvuru kararında itiraz konusu kuralın, kamu düzeninin bozulmasının ve kamu görevlilerinin birlikte hareket ederek gruplaşmalarının önüne geçmek amacıyla getirildiği  düşünülebilirse de, temel hak ve özgürlüklerin genişlediği, toplu gösteri ve yürüyüşlerin yapılabildiği, Devlet memurlarının sendikalara üye olabildiği ve sendikal faaliyetlere katılabildiği günümüz koşullarında amaca uygun bir etkisinin kalmadığı, Anayasa’nın dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesinde bu hakkın sınırının  belirtilmeyip sadece kullanılış biçiminin kanunla düzenleneceğinin öngörüldüğü, olayda olduğu gibi birkaç memurun aynı dilekçe ile yaptığı şikâyetin toplum düzenini nasıl veya ne yönde bozacağının meçhul olduğu, zira, toplu şikâyetin varlığından söz edebilmek için dilekçeyi en az kaç kişinin imzalaması gerektiğinin Yasa’da gösterilmediği ve böylece suçun tanımında belirsizlik yaratıldığı, aynı içerikli dilekçenin ayrı ayrı imzalanıp verilmesi  suç oluşturmazken, tek dilekçenin birlikte imzalanmasının suç olarak kabul edilip memurun, hakkaniyete ve adalete aykırı bir biçimde cezalandırılmasının demokratik hukuk devletiyle bağdaşmaması nedeniyle Anayasa’nın 2., 13.  ve 74. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralda, memurların toplu müracaat veya şikâyette bulunmaları, aylıktan kesme cezası uygulanacak eylemler arasında sayılmıştır.

Anayasa’nın 74. maddesinde “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.” denilmektedir.

Yönetime karşı dilekçe ve şikâyetlerin bireysel veya toplu olarak bildirilmesinin, demokratik bir toplumda bazı sorunların çözümü için etkili bir yol olduğu, bu nedenle dilekçe hakkının, bir siyasal hak olarak tanınıp Anayasal güvenceye kavuşturulduğu kuşkusuzdur.  Anayasa’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, Anayasa’nın ilgili maddelerinde özel sınırlandırma nedeni bulunmasına bağlı tutulmuştur. Anayasa’nın 74. maddesinde ise bu hakkın kullanılması bakımından bir ayırım yapılmayarak yabancılarla ilgili özel düzenleme saklı kalmak koşuluyla vatandaşlar için farklı kurallara yer verilmemiştir. Buna göre kamu görevlileri de dahil, herkes bu hakkı kullanabilecektir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural ile memurların toplu müracaat  veya şikâyette bulunmalarının disiplin cezası yaptırımına bağlanması Anayasa’nın 2., 13. ve 74. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

 

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/12/20111210-4.htm 

Facebook Yorumları

Devlet Memurları ve Toplu Dilekçe” üzerine bir düşünce

  1. Geri izleme: Dilekçe hakkı | Dr Ömer Sümer - Aile Hekimliği Günlüğü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir